categories

Atatürk’ten Söylevler

Bursa Söylevi :

Türk Genci, devrimlerin ve yönetim biçiminin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve davranış duydu mu, ”Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır” demeyecektir. Hemen araya girecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ”Polis henüz Devrim ve Cumhuriyetin polisi değildir” diye düşünecektir, ama  hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ”Demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek.” Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte Bana, Başbakana ve Meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek. Diyecek ki “Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım, araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.” İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!..

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

 Türk Dünyası :

“Bugün Sovyetler Birliği, dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bu günden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir… Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır.  Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür… İnanç bir köprüdür… Tarih bir köprüdür… Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gerekli…”

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

 Türkçülük Günü :

Türk Birliği’nin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği’ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükutunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’lüğün varlığı, bu köhne aleme yeni yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Büyük Olmak İçin :

Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek o hedefe yürüyeceksin. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır, fakat sen buna karşı direneceksin. Önüne sonsuz engeller de yığacaklardır. Kendini büyük değil, küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin…

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Çanakkale Kahramanları :

Bu topraklar üstünde kanlarını döken kahraman muharipler: Burada bir dost vatan toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler, mehmetçikle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar. Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde uyuyacaklardır. Onlar, bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Avrupa’dan Nasihat Almak:

Artık vaziyetı düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler türedi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Çocuklar İçin :

Küçük Hanımlar, Küçük Beyler :                                                         Sizler, hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızısınız. Ülkeyi asıl ışıklandıracak sizlersiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar…

Mustafa Kemal  ATATÜRK

***

Türk Milleti Tarifi :

Türkiye Cumhuriyeti’ni  kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir. Dünya yüzünde ondan daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur…

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Kadın – erkek eşitliği :

Kadınlarınızı neden ayrı oturtuyorsunuz?  Onlar mı iffetsiz, yoksa kendinize mi güveniniz yok?

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi :

Ey Türk Gençliği!.. Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazinenden mahrum etmek isteyecek dahili ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet fakr-ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı!.. İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur…

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Onuncu Yıl Nutku :

Kurtuluş savaşına başladığımızın 15’inci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun!.. Bu anda, Büyük Türk Milleti’nin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. Yurttaşlarım!.. Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki muvaffakiyeti, Türk Milleti’nin ve onun değerli ordusunun, bir ve beraber olarak azimkarane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sür’at ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü, Türk Milleti’nin karakteri yüksektir. Türk Milleti çalışkandır. Türk Milleti zekidir. Çünkü Türk Milleti milli birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir ve çünkü, Türk milleti’nin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meş’ale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebbarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk Milleti’nin tarihi bir vasfı da, güzel san’atları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını, güzel san’atlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür. Türk Milleti’ne çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır. Büyük Türk Milleti!.. On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaat eden çok sözlerimi işittin. Bahtiyaarım ki, bu sözlerimin hiç birinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bu gün, aynı iman ve kat’iyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk Milleti’nin büyük millet olduğunu, bütün medeni alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır… Türk Milleti!.. Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde  kutlamanı gönülden dilerim.                                                                     Ne Mutlu Türk’üm diyene!..

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Atatürk’ün Afyon Ordu Hitabesi :

Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler. İşte subayların yüce olan vazifesi budur. Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır. Dünyada hayat için, insanca yaşamak için, bağımsızlık lazımdır. Bağımsızlık sahibi olmak için, kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder. Kuvvet ordudur. Düşmanlar, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler. Silahlarımızı, cephanelerimizi, bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüz ve taarruza başladılar. Askerlik izzetinefsini yok etmeye gayret ettiler. Orduyu imha etmek için mutlaka subayları mahvetmek, aşağılamak lazımdır. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta, engeller ve müşkülat kalmaz. Buna da teşebbüs ettiler. Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz vaziyete göre subaylar heyetimize düşen vazifenin mahiyeti, ehemmiyeti ve kıymeti kendiliğinden meydana çıkar. O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak, ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir. Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır. Subaylar, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle, giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakar sınıfının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler. Çünkü düşmanlarımız herkesten evvel onları öldürür. Onları aşağılar ve hor görürler. Hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz. Onun yaşamak için bir çaresi vardır. Şerefini korumak! Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına atmaktır. Dolayısıyla subay için “ya istiklal ya ölüm” vardır. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız ve milletimizi daima bağımsız görmekle bahtiyar olacağız…

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Kültür :

Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür. Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mana çıkarmak, ders almak, düşünmek, zekayı terbiye etmektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Cumhuriyet ; fikren, ilmen ve bedenen yüksek seciyeli muhafızlar ister.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça düşmana terk olunamaz.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Kudretsiz dimağlar, zayıf gözler, hakikatı kolayca göremezler.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Yüksek Türk… Senin için yüksekliğin hududu yoktur.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türk!.. Öğün, çalış, güven…

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklaletimsal olmuş bir milletiz.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, dalalettir, cehalettir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ne mutlu Türk’üm diyene!..

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Kadın-erkek eşitliği :

Bir cemiyet, bir millet kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir ki, bir kütlenin bir parçasını geliştirelim, diğerini ihmal edelim de kitlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Harp :

Harp zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça harp bir cinayettir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

İntikam :

Bizim intikamımız, zalimlerin zulmüne karşıdır. Onlarda zulüm hissi devam ettikçe, bizde de intikam hissi devam edecektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Yurtta sulh, cihanda sulh!..

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Düşman :

Bizim düşmanımız yoktur, varsa eğer o, insanlığın da düşmanıdır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Eğitim :

Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terkeder.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ordular, İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!..( Ege denizi yok )

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Feyz milletindir, benim değil…

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Sizler, yeni Türkiye’nin genç evlatları, yorulsanız bile beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere yola çıkanlar, asla yorulmazlar.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Genç Demek :

Gençlik, genç fikirli demektir. Genç fikirli ise, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

En büyük eserim cumhuriyettir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ey yükselen yeni nesil; cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve  yaşatacak sizlersiniz.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Bu memleket tarihte Türktü, bugün de Türktür, ilelebet Türk kalacaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ehven-i şer, şerlerin en tehlikelisidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ey kahraman türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ben icap  ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, türk milletine canımı vereceğim.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Milli Benlik :

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar. Arkadaşlar,efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türk’ün Simasi :

Birgün ressamlar türkün simasını kaybederlerse, yıldırımı alsınlar, yapıversinler.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Cahil Demek :

Biz, cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz, ilim, hakikati bilmektir. Yoksa  okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkar.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türk milletinin gerçek efendisi, hakiki üretici olan köylüdür.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Tarih :

Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazanı, yapana sadık kalmazsa, değişmeyen gerçek insanlığı şaşırtacak bir hal alır.

Mustafa  Kemal ATATÜRK

***

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, onlardan daha büyük işler yapabilmek için kendinde kuvvet bulacaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türk Tarifi :

Bu memleket dünyanın beklemediği, asla ümit edemediği bir seçkin varlığın yüksek belirlemesine, yüksek sahne oldu. Bu sahne en aşağı yedi bin yıllık, bir türk beşiğidir. Beşik, doğanın rüzgarlarıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk, doğanın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu, sonra onlara alıştı, onları doğanın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Birgün o doğa çocuğu, doğa oldu, şimşek, yıldırım, güneş oldu. Türk budur; yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamanın yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela şeref ve haysiyetlerini, sonra ekonomik bağımsızlıklarını ve  hürriyetlerini daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkumdur.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Samimiyetin kıstası yoktur, o alınlardan anlaşılır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

İstikbal göklerdedir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

-Hacı Anesti, Bel Kahvede oturup denize karşı hiç çay içmiş mi? – Hayır. – O halde neden İzmir’i almak istemiş?

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Laiklik, adam olmaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Hayatta yegane varlığım ve servetim türk olarak doğmaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Bir Türk dünyaya bedeldir.

( Bu kadar  çok düşmanı olduğuna göre)

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Lüzumuna kani olduğumuz şeyi, derhal yapmalıyız.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

En büyük düşmanımız cehaletimizdir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ben her şeyden önce  bir Türk milliyetçisiyim.                        Böyle doğdum, böyle öleceğim.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

İstanbul’da çıkan bir gazeteyi, Kaşgar’daki Türk de anlayacaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Tanrı nasip eder, ömrüm vefa ederse, Musul, Kerkük ve Adaları geri alacağım, Selanik de dahil Batı Trakya’yı Türkiye sınırları içine katacağım.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türklerin yaşadıkları her yer, Misak-ı Milli sınırları içindedir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Tarihte türklerin bir ay bile kaldıkları yer olsa da, o topraklarda iddiamız vardır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türkiye türklerindir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Hakikati söylemekten çekinmeyiniz.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Yurt sevgisi, ona hizmetle ölçülür.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türk Olmak :

Hayattaki yegane üstünlüğüm, türk doğmaktır. Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki cevher-i asli’yi çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an feragat etmesin.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun, en evvel, her şeyden evvel, Türkiye’nin istikbaline, milli an’anelerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Türkiye maymun değildir ve hiçbir milleti de taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikalaşacak, ne de Batılılaşacaktır, o sadece özleşecektir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Ordumuz, türk birliğinin, türk kudret ve kabiliyetinin, türk vatanseverliğinin çelikleşmİş bir ifadesidir.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Bağmsızlık verilmez, zorla, savaşarak kazanılır.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Kanını taşıyandan başkasına inanma.

Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Şark Meselesi :

 

Bu topraklar üzerinde batılıların Şark iddiaları olduğu müddetçe, inadına yine bu topraklar üzerinde yaşayan millet de Türk olmak iddiasında ve zorundadır. Bu da böylece biline…

Her Türk Bir Atatürk’tür…

 

Muharrem TANOĞLU