categories

Büyük Türk Milleti

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ

“Vaziyet-i umumiye pek mühimdir. Kumandanlar ve zabitandan, her vakitten ziyade fevkalade intibak ve mesai-i fedakarane talep ederim.” Başkomutan  Mustafa Kemal.     

Son zamanlarda Türk ismi üzerine oynanan oyunları ibretle, endişeyle ve esefle izliyorum. Büyük kurtarıcının izahıyla, Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.Batının şark meselesi olduğu müddetçe, bu topraklarda yaşayan halkın adı türk olmak zorundadır. Yok olmaya mı karar verdiniz? Yakında Yugoslavya gibi olmaya hazırlanın.Bu bir üniter yapıdır. Öyle olmak zorundadır. Yeni Türkiye Cumhuriyeti cengaver bir devlet olmayacaktır dediysek, burnumuzun dibinde vızıldayan sineklere de ses çıkarmayacağız anlamına değildir. Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür dediysek, iç ve dış odakların elbirliği ile  ve medya yoluyla bu kültürü yozlaştırırılmasına ilanihaye sessiz kalacağız anlamına değildir.  Türkün onuru ile oynanmaz. Bu arada  eteğini çekenlerin sınırlarımızda kahramanlık yaptığı bir ortamda, neden hala Harbiye Bakanlığı değil de Milli Savunma Bakanlığı icraatında israr edildiğini de anlayabilmiş değilim. Bu gibi durumlarda Emir Timur demiş: Sınırlarınızda sorun varsa, topraklarınızı genişletin, sorun kalmaz. Ama o sınırdakilere, karşı  adil misiniz, ya da önceleri adil miydiniz? Yine Emir Timur’dan ; Ülkeler kılıçla fethedilir, adaletle yönetilir. Yani onlara birşeyler yedirdiniz mi? İnsan dışkısı falan. Ya da  “Bunların cahilleriyle baş edemiyoruz, okutursak onlarla hiç baş edemeyiz” diyerek bilinçli olarak mı cahil bıraktınız? Ya da şöyle diyelim. Burada yaşayan halka bin senedir türkçe bile öğretemeyenlerin şimdi dikenler eline batınca  oturup dizlerini dövmelerini de anlamak zordur. Geçmişte burada yaşayan türkmenleri terbiye etmek için yine burada yaşayan kürtmenleri hiç kullandığınız oldu mu? Şimdiye kadar dünyaya geniş açıdan bakmasını beceremeyenler ve bu sorunları başlarına kendileri saranlar oldu diye, bundan sonra  da çıkmayacaktır anlamı çıkartmasın kimse. Bir Marksist örgütü bile emperyalistler size karşı kullanabiliyorsa, bu ülkede hiç bir erk artık bir tek kelime bile konuşmasın. Sen niye kullanamıyorsun? Yıldırım Beyazıt, yenilmekten korkan, daima yenilir demiş. Kimden korkuyorsunuz. Bunun adı acziyettir, basiretsizliktir, becerikliksizliktir, başka nasıl izah edilebilir ki? Bu ülkede her sorunun çaresi vardır, hem de hiç kimsenin burnu bile kanamadan. Gelsinler bilgi verebiliriz. Strateji hatası yapıyorsunuz. Muhatabınız sivrisinek değil onu besleyen bataklıktır. Vaktiyle bir film izlemiştim. Çizmeli kovboy kazara rakunun kuyruğuna basıyor. Rakunun çizmeye öyle bir saldırışı vardı ki, biteviye çizmeye saldırıp onu ısırmaya devam ediyor. Kovboy en sonunda çizmeyi çıkartıp atıyor ama rakun hala çizmenin üzerinde, onu suçlu tutup ısırmaya devam ediyor. Bu kadar mı idraksiz ve izansızsınız? Sizin düşmanınız çizme midir? Artık gerçekleri görüp ona göre hamle yapmalısınız. Ayıp oluyor bu acziyet. Düşmanlarınızın biraz da sizin bu acziyetinizden cesaret alabileceğini hiç düşündünüz mü? Bu anlayış sürdüğü müddetçe bu kargaşa bitmez bilesiniz. Yumruğunuzu masaya vurabilecek bilek ve yürek yokmu sizde? Kıbrıs hadisesi sırasında bu yöredeki şimdiki dağlardaki gençler, Kıbrıs’ta gönüllü vuruşmak için sıraya girmişlerdi, bunu unutmayın. Ayırımcılık yaptığımız anda batının tuzağına düşeriz. Onların amacı bizi  birbirimize düşürüp doğal zenginliklere sahip çıkmaktır. Bir elin parmakları birbirinden kesilip alınabilir mi? Birleştirici yanlarımızı ön plana çıkartacağımız yerde ayırıcı yönlerimiz gündeme getiriliyor. “ Ne mozaiği ulan, mermer mermer.” Kusura bakmasınlar, bu gibilerin devlet bilgisi, bilinci sıfırdır demektir. Ama, Büyük Türkiye Cumhuriyetinin azametine güçleri yetmeyenler, önce kuzuyu sürüden ayırma siyaseti gütmektedirler. Sonrası çok kolay olacaktır artık. Fırat-Dicle sularına dikkat. Bedava yem ancak fare kapanında olur. Bir kruseydçi neden bağımsızlık bahşeder? Yaveleri de hazır. İnsan hakları, demokrasi kültürel haklar… Sanki gittikleri yerlerde kültürleri ortadan kaldıranlar, milletleri topyekün ortadan kaldıranlar, sömürgeciliği icat eden kendileri değilmiş gibi. Irak’a nasıl bir demokrasi getirdiler gördünüz.Şimdi esas konuya gelelim : Türk ismini ortadan kaldırmak isteyen bütün erk okusun. Anlamazlarsa tekrar okusun, bir daha bir daha, ta ki anlayana kadar. Zira pek önemlidir. Batının şark meselesi gündemde olduğu müddetçe de bizim bu topraklarda inadına Türk ismi taşımamızda kesin zaruret vardır. Üstelik bu topraklara Türkiye ismini ilk verenler de kikiriklerdir. Yani Türkleri bu topraklardan atıp geldikleri yerlere geri gönderme meselesi. Kendilerince haklı olabilirler. Türklerden yedikleri sayısız tokatların acısını unutamıyor olmalılar. Biz bu topraklarda yaşayan halkın kurduğu devlete Türkiye dediysek, bu topraklarda yaşayan kökenine bakmadan herkesi kucaklamak içindir. Yurtta sulh, cihanda sulh dediysek, Büyüt Türk Milleti üzerine oynanan her türlü kirli oyuna sessiz kalacağız demek değildir. Bin senedir bu topraklarda bayrak dalgalandırmak, bilek ister yürek ister. Bu topraklarda iddialı olmayan milletler yaşayamadılar. İddialı olmak zorundayız. Yüreği elverenler gelsin atsınlar. Malazgirt‘te olduğu gibi, Miryakefalon‘da olduğu gibi. Yoksa Türkistan derdik bu ülkenin adına ve sadece ırka dayalı bir devlet kurardık ama bunu yapmadık. Bunu anlama izanı onlarda yoksa biz ne yapalım. Şimdi daha önemli konuya gelelim. Irkçı olan Avrupalıların ta kendileridir. Dikkat edilirse Avrupa’da zenciler pek yoktur. Onları köle olarak Amerikaya götürüp sattılar fakat kendi ülkeyerinde köle olarak ta olsa çalıştırmadılar. Yani medeni olduklarından değil çünkü zencileri maymunla insan arası hayvan yaratık saydıklarından. Siz biliyor musunuz ki sömürge hareketleri sırasında zenciler kafeslere kapatılıp aynen sirklerde olduğu gibi kapı kapı  dolaştırılarak halka teşhir ediliyordu. Şimdi bize karıncalara  bile ekalliyet için dayatan batılılarca.İkini önemli sebep ise, Şark meselesi savunucularının bu iddialarından  asla vazgeçmeyeceklerini bildiğimiz için, bu topraklarda kurduğumuz devletin ismini Türkiye Cumhuriyeti  koyduk.  Hrıstiyanların apostolik olarak gördükleri ve gözlerinin olduğunu bildiğimiz için, daha doğrusu Mustafa Kemal ‘in müthiş öngörüsüyle  bu devletin adı Türkiye Cumhuriyetidir. Sonsuza dek te öyle kalacaktır. Siz Atatürk’ten daha iyi mi bileceksiniz? Buradaki espri ve incelik şuradadır: Görüyorum ki burayı anlayabilmiş değiller siyasiler ve sosyal bilimciler. O sosyal bilimciler ki Büyük Türk Milletini töhmet altında bırakacak iftiralar attığı için son derece siyasi olduğu bilinen Nobel ödülüne layık görüldü türk düşmanlarınca. Bir başka sosyal bilimci ise Mustafa Kemal tarafından palikaryanın denize dökülmesi ile Anadolu’nun türkler tarafından yeniden işgal edildiğini iddia edecek kadar kendinden geçmiş, mest olmuştur. Bugün batılılar şark meselesini gündeme getirecek olsalar Ortalık Asya’da daha doğrusu gerçek ismi ile Türkistan’da 200 milyon türk bizim tek tutunacak dalımız olacaktır. Bundan daha isabetli tutarlı, gerçekçi, geleceği görerek verilen başka bir isim  olabilir miydi? Atatürk işte bunun için gittikçe büyüyor gözlerden uzaklaştıkça. Sorarım bu akl-ü perişanlara: Batı şark meselesini uygulamaya koymaya başlasa ve senin adın Türk olmasa hangi tutunacak dalın vardır? Kesin teşhisimdir: Türk Milletini ortadan kaldırmak isteyenler şayan-ı dikkattir ki önce onun ismini ortadan kaldırmakla işe başlıyorlar. Bundan hiç şüphem yoktur. Osmanlı tuzağını gündeme getirenlerin gerçek amacını anlayabilmek için, peki o zaman Osmanlıyı neden yıktınız diye sormak gerekiyor. Suudiler,Vehhabilikle zaten islamiyetten koparıldılar. Diğer arap ülkelerinde ise muhtarlıklara kadar sirayet etmiş durumdalar. Bu durumda Osmanlıcılık oynamak hevesinde olanlara  ancak geçmiş olun demek kalır. Ama, siyasi ikbal peşinde koşanlar bu zokayı yutmuş gözüküyorlar. Bize hata yüklemeye kalkanlar, Türk Milletinin hayrını istiyorlarsa o zaman Turan İmparatorluğunu neden bize tavsiye etmiyorlar? Batılılar, önce kendilerine baksınlar. Kuruldukları aşamalarda kendi nüfusları yüzde ikibuçuk, yüzde beşleri geçmiyordu. Bunlardan biri bizim bir ilimizde resmen damızlık adam götürdü ülkesine, çünkü kendi ırkı arıtık bozulma aşamasına girmişti. Biz bunları hep biliyoruz. Bunun amacı bizi Türk dünyasından uzak tutmaktır. Tarihten ders almışlar.Bir başka önemli nokta da, AB hayaliyle bizi oyalayanlar, bu arada Türkistan’dan bizi uzak tutmaya muvaffak oldular. Hariciyecilere şu ufak sorum var: Üç milyon nüfuslu Bosna-Hersek‘e bile müslüman olduğu için tahammül edemeyen Avrupalılar, onların Hırvatlarla birlikte devlet kurmalarına ancak izin verebildi. Peki seksen milyon Türkiye’ye nasıl tahammül edip te bünyesine alacaktır? Bu kadar açık, başka söze gerek var mıdır? Buradaki esas amaç Türkiye Cumhuriyetini Türkistan’dan uzak tutmaktır. Bu alandaki siyaset derhal yeniden dizayn edilmelidir. AB tuzağı gerçekleşmiş olsa bile o zaman esas tehlike oluşacaktır. Türk Dünyası bölünmüş olacaktır. Kanında bir tek damla türk kanı taşıyan hiç kimse buna müsaade edemez. İki büyük türk hakanı birbirine düşüp Timurlenk’in Yıldırım Beyazıt’ı yenmesi ve İstanbul’un alınmasının 51 yıl geriye sarkması, Vatikan’ın çok hoşuna gitmiş olacak, ta Semerkant’a  elçi gönderdi, Timur’a teşekküre. Ama elini öpmek ne mümkün, ayağına ha keza. Ancak atının terkisini öpebilmiştir. Umarım Vatikan yeni elçiler gönderme zevkine ulaşmaz son yıllarda. EÇBA sitemizi ziyaret eden her kimseniz, bize ulaştığınız için sağolun, ama şunu bilin ki, bu pek önemli görüşleri, gerçekleri bu işle ilgili  yetkili erklere ulaştırabilme imkanı olup ta bunu yapmazsanız, büyük vebal altında kalacaksınız. Bizim ulaştırabilmemiz ne mümkün? Bilim ve araştırma konusunda sayısız düşüncelerimiz üzerinde çalışmalarımızı kısa bir müddet bırakıp,bu muacciliyet kespeden görüşlerimizi belirtmek vatanseverlik, yurtseverliğin, sorumluluğun bir gereği olarak gördüğümüz için bunları yazıyoruz.Haçlıları karşılayanlar, göğüslerini siper edenler hep Türkler olmuşlardır. Kruseydi başlatıyoruz demek, türk milletine karşı haçlı seferi başlatmak demektir. Bunu bile göremiyorlar. Bir de Kürtmen Selahattin Eyyubi var. Batılılar bunu iyi bildikleri için ve gayet kurnazca önce bu ismi ortadan kaldırmaya karar vermişlerdir. Görünen odur ki uygulayıcı hevesdarları da bulmuşlardır. İslamdan türk ismini ayrı tutunuz, tıpkı Yahudilik gibi birkaç milyonla yöresel olarak kalırdı.Burada çok büyük ve sinsi bir plan vardır. Sonra bahtına yanma Büyük Türk Milleti. Durumun aciliyeti yönüyle bu konuya girdik. Kısa oldu. İleride çok geniş olarak ve anlamak istemeyenlerin de anlayabileceği bir şekilde tekrar geleceğiz.

Muharrem Tanoğlu. Evrensel Çocuk Bilimler Akademisi.

Büyük Türk Milletinin bir ferdi .              Ne mutlu türküm diyene!..

 

 

devam edecek